Ankara Kale Suları ve Kuleleri, 2021 Karışık Teknik 29x55 cm
Ne zaman yapıldığı kesin olarak bilinmemekle birlikte M.Ö. 5. yüzyıl başında Galatların Ankara’ya yerleşmeleri sırasında kalenin var olduğu bilinmektedir. Romalılar, Bizanslılar,
Selçuklu Hanedanı ve Osmanlılar dönemlerinde birçok kez onarımdan geçmiştir. Ankara Kalesi dışarıdan görümüne göre çok daha büyüktür.
Kale içinde çeşitli dönemler yaşanmıştır. M.Ö. 2. yüzyıl başında Romalıların Galatya’yı işgalinden sonra kent büyüyerek kale dışına taştı. Roma İmparatoru Caracalla M.Ö.
217’de kalenin surlarını onarttı. M.Ö. 222 - 260 arasında İmparator Alexander Severus, Perslere yenilince kale kısmen tahrip edildi. 7. yüzyılın 2. yarısından sonra Romalılar kaleyi
onarmaya başladı. Bizans döneminde İmparator II. Justinianos M.S. 668’de dış kaleyi yaptırmıştır, İmparator III. Leon 740’ta kale duvarlarını onarırken iç kale surlarını yükseltmiştir.
Bunun ardından İmparator I. Nikiforos 805’te, İmparator I. Basileios 869’da bu kaleyi onarmıştır. Kale 1073 yılında Selçuklu Hanedanının eline geçmiştir. 1101 yılında Haçlılarca
ele geçirilen kale 1227 yılında tekrar Selçuklu Hanedanının hakimiyetine girmiştir. I. Alâeddin Keykubad kaleyi yeniden onartmış, 1249’da ise II. İzzeddin Keykavus kaleye yeni
ilaveler yapmıştır. Osmanlı döneminde 1832’de Kavalalı İbrahim Paşa tarafından onarımdan geçirilmiş, kalenin dış duvarları genişletilmiştir. Kalenin yerden yüksekliği 110 m’dir.
Ankara Kalesi, tepenin yüksek bölümünü kaplayan iç kale ve çevresini kuşatan dış kaleden oluşur. Dış kalenin 20’ye yakın kulesi vardır. Bunlardan bazıları kare şeklindedir. Dış
kale eski Ankara şehrini çevirir. İç kale yaklaşık 43.000 m²’lik bir yer kaplar. 14–16 m yüksekliğindeki duvarların üstünde çoğu 5 köşeli 42 kule vardır. Dört katlı olan iç kale Ankara
taşından ve toplama taşlarla yapılmıştır. İç kalenin iki büyük kapısı vardır. Biri dış kapı, diğeri ise hisar kapısı adını taşır. Kapı üzerinde bir de İlhanlılara ait kitabe bulunur. Kuzeybatı
kısmında Selçuklu Hanedanının yaptırdığını gösteren bir yazı bulunmaktadır. Duvarların alt bölümü mermer ve bazalttan yapılmıştır, üst kesimlerine doğru bloklar arasında tuğla
bölümlerin büyük ölçüde zarar görmesine karşın, iç kale bozulmadan günümüze kadar gelmiştir. 8 ve 9. yüzyılda kent istilalara uğrayınca, kaleyi hızla onarmak için, o sıralarda
yıkıntı halinde olan Roma anıtlarının mermer blokları, sütun başlıkları, su yollarının mermer olukları kullanılmıştır. Kale yapısında rastlanan heykel, lahit, sütun başlıkları kalenin
yapımı ve onarımında etrafta bulunan malzemelerden yararlanıldığını göstermektedir