Çölde Bir Vaha, Evkaf Apartmanları & Ankara’nın İlk Tiyatroları
80.000₺
Evkaf Apartmanı Evkaf Evleri 2022, Karışık Teknik 53x100 cm.
1916 Büyük Ankara yangınında binlerce evin kül olduğu ve şehrin yarısına yakınının yok
edildiği biliniyor. Kısa süre sonra başkent olan Ankara’nın nüfusu artıyor, iş için dışardan
gelenler, yabancı temsilciler ve milletvekilleri hızla çoğalıyor. Bu dönemde Ankara
ciddi bir konut krizi ile karşı karşıya kalıyor. Yenişehir henüz tamamlanmadığından,
yangından kurtulmuş Eski Ankara evleri dışardan gelenlere yetmiyor. Bu dönemde çok
katlı apartman tipi yapılaşma konut krizinin çözümü için öne çıkıyor.
Bu amaçla Vakıflar tarafından İstiklal Caddesi üzerinde 13 yapı inşa ediliyor. Bunlardan
2 tanesi çok katlı apartman şeklinde tasarlanıyor, diğerleri ise villa tipi dubleks yapılar.
Bunlar Ankara’da apartman tipi konut yapılarının ilk örnekleridir. Ancak yapıldığı andan
itibaren I. Vakıf Apartmanı ‘Belvü Palas’ adıyla otel olarak, II. Vakıf Apartmanı ise kısmen
konut olarak kullanılıyor. Beş katlı olan II. Vakıf Apartmanı, ortada yer alan büyük hava
boşluğunun (avlunun) etrafına dizilmiş 40 daireden oluşuyor. Yapımı tamamlandığında
günün gazeteleri binayı “kendi başına küçücük bir şehir, bir alem” şeklinde tanımlıyor.
İçinde ayrı bir mahalle bulunduğu şeklinde yapılan esprilerin yanında kaç kapısı
olduğu, nereden girilip nereye çıkıldığı merak konusu oluyor. Ankara’nın asansörlü ve
kaloriferli ilk apartmanı burasıdır. Bu yapı ve çevresindeki yerleşimler Ankara’da kurucu
seçkinler ve aileleri için “çölde vaha” işlevi görüyor. İstanbul Laleli’deki Harikzadegan
Katevlerinden esinlenilerek inşa edildiği bilinen yapı, günümüzde Devlet Tiyatroları
Genel Müdürlüğü olarak kullanılıyor.
Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün 1927-28 yıllarında Ulus’ta Gençlik Parkı’nın karşısında
yaptırdığı bu Evkaf Apartmanı, Cumhuriyet Dönemi’nde Ankara’nın modern bir kente
dönüştürülmesi projesinde etkin rol oynayan ünlü Mimar Mahmut Kemalettin Bey’in
önemli eserlerinden biriydi. Bu büyük apartman, dönemin milletvekillerine kiralanmış
küçük odaların yanı sıra sanat tarihi açısından da değerliydi. Garip Şiir Hareketi’nin
kurucularından Orhan Veli Kanık, Türk Edebiyatı’nın önemli yazar ve şairlerinden
Ahmet Hamdi Tanpınar ve Ressam Saip Tuna gibi sanatçılara bir süre ev sahipliği
yapmıştı. Başlangıçta konut olarak kullanılan Evkaf Apartmanı, zamanla Ankara’nın ilk
“gökdeleni” olarak anılır oldu. Aynı zamanda yirmi yıl boyunca iş merkezi, elçilikler, Dil
ve Tarih - Coğrafya Fakültesi’nin bazı sınıfları bu binada yer aldı.
Devlet Tiyatrosu, Devlet Konservatuvarı Tatbikat Sahnesi’nin bir aşaması olarak
16 Haziran 1949’da “Devlet Tiyatro ve Operası” adıyla kuruldu. Tiyatro Bölümü’nün
yöneticiliğini 1936’dan 1947’ye kadar Alman tiyatro sanatçısı ve yönetmeni Carl
Ebert yaptı. Türkiye’den ayrılan Carl Ebert’in yerine Muhsin Ertuğrul getirildi. Muhsin
Ertuğrul’un ilk işi, konservatuardan mezun olan genç sanatçıların temsil vereceği
bir tiyatro binası bulmaktı. Ayrıca Devlet Tiyatrosu hayalini gerçekleştirmek için de
çalışmalara başladı. Fakat bunun için öncelikle bir sahneye ihtiyacı vardı.
Ulus’taki Opera Binası’nın tamamlanmasının en az iki yıl alacağını öğrenen Muhsin
Ertuğrul, Ankara’daki sosyal yaşamı canlandırabilecek bir tiyatro açma çabasına girdi.
Vakıf Apartmanı içinde Mimar Kemalettin Bey’in öngördüğü sahne ve konferans salonunu
keşfetti. Bu sahneyi her gece perdelerini açacak bir tiyatro binasına dönüştürmeye karar
verdi. Ancak devlet, Büyük Tiyatro’nun yapımına ödenek ayırması nedeniyle buranın
dönüşümü için mali destek sağlayamadı. Muhsin Ertuğrul, Ankara’daki esnafın desteği
ve sanatçıların katkısıyla salonu onardı. Bu çabalar sonucunda Evkaf Apartmanı’nın alt
katındaki sahne “Küçük Tiyatro” adını aldı. Böylece Tatbikat Sahnesi, düzenli olarak her
gece temsiller sunmaya başladı. İlk temsil 27 Aralık 1947’de Ahmet Kutsi Tecer’in yazdığı
“Köşebaşı” oyunuydu.
Devlet Tiyatroları’ndan çok öncesinde de Ankara’da tiyatrolar vardı. Ankara’nın ilk
tiyatro binasının sahibi Rum asıllı Kiryako Kocamanoğlu idi. Ankara Ermenilerinden
Kolacı Agop burayı kiralamış ve Ahmet Fehim Efendi ile ortaklık kurarak bu tiyatroyu
işletmeye başlamıştır. Halk arasında tiyatro, Kocamanoğlu Tiyatrosu adıyla biliniyordu.
1896 Şark Ticaret Yıllığı’nda tiyatronun adı ‘Büyük Tiyatro’ olarak geçiyordu. Tiyatro,
Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde gayrimüslim nüfusa oyunlar sergileyen bir
yapıydı. Müslümanların da gittiği bu tiyatro, tahminen bugünkü Kayalar İş Merkezi’nin
bulunduğu yerde, Çıkrıkçılar Yokuşu’nun başında yer alıyordu. Ne yazık ki, Kocamanoğlu
Tiyatrosu, 1916 Hisarönü yangını sırasında yanarak yok oldu.
Ankara’da bir diğer tiyatro binası ise 1920 yılında açılan Millet Bahçesi içinde yer
alıyordu. Millet Bahçesi, Ulus’ta 100. Yıl Çarşısı’nın bulunduğu alandaydı. Bu tiyatro daha
çok çocuklara yönelik oyunların sahnelendiği bir mekandı. Ahşap bir binadan oluşan
bu tiyatroda aynı anda “Millet Sineması” adıyla sessiz filmler de gösterilmekteydi.
Ankara’nın ilk sineması burasıydı. Ne yazık ki, 1929 yılında tiyatro binası bir yangın
sonucu tamamen tahrip oldu.
1923-1933 yılları arasında Türk tiyatrosu daha çok operet türünde oyunlarla sahne
aldı. Bu dönemde çeşitli turne kumpanyaları şehirleri dolaşarak oyunlar sergiledi.
1932 yılında Ankara’da sadece bir tiyatro bulunuyordu ve bu tiyatro “Bent Deresi Salaş
Tiyatrosu” olarak biliniyordu. Aynı dönemde, Sezayi Bey’in komik temsillerinden biri
olan “Kumarbaz” adlı oyunun da bu tiyatroda sahnelendiği anlaşılıyor.
(Vakıf apartmanının bir benzeri de daha küçük boyutta Anafartalar Caddesi Çocuk
Sarayının yanında bulunmaktadır.)
Kaynakça:Yavuz İşçen, Vakıflardan kiralık; İstiklal Caddesi’nde villa tipi dubleks!.. Solfasol Gazetesi Ahmet Fehim
Efendi’nin Hatıraları Hafi Kadri Alpman Tercuman 1001 Temel Eser
T.C. Kültür Bakanlığı Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü 70. Yıl Kataloğu