Hakimiyet-i Milliye Meydanı, 2020, Karışık Teknik 34x175 cm
Ankara Ulus, Türkiye’nin en eski semtlerinden biridir. Osmanlı döneminde, mezarlık ve şehri, Celali İsyanlarına karşı korumak için inşa edilen üçüncü dış surlarının
geçtiği bir bölgede yer alır. Cumhuriyet’in ilanından önce ve sonra Ankara’nın siyasi, ekonomik ve kültürel merkezi olarak hizmet vermiştir. Semtin en önemli noktası,
Ulus Meydanı’dır. Bu meydan, Anafartalar (Karaoğlan), Çankırı ve Cumhuriyet Caddesi ile Atatürk Bulvarı’nın kesişim noktasında bulunur.
Meydanın merkezinde Zafer Anıtı bulunurken, çevresinde I. Türkiye Büyük Millet Meclisi binası, Türkiye İş Bankası (Erken Cumhuriyet dönemi mimarisinin önemli
örneklerinden biri), İtalyan mimar Giulio Mongeri tarafından 1929 yılında inşa edilen, Batı ve Osmanlı mimarisi ile Art Nouveau ve Neo Rönesans etkilerini taşıyan
tarihi bir bina, Martin Elsaesser tarafından tasarlanan Sümerbank Genel Müdürlük Binası, Merkez Bankası, Osmanlı döneminden kalan Hamidiye Sanat Okulu (şu anda
Endüstri Meslek Lisesi), Ziraat Bankası, Tütün İhtisas (Tekel Genel Müdürlüğü) gibi tarihi ve önemli binalar yer almaktadır. Ulus Meydanı’nın eski adı Taşhan Meydanı
olarak bilinir ve bu ismi, Osmanlı Dönemi’nde kalan Taşhan’dan almıştır.
1923 yılında Alman şehir planlamacısı Carl Christoph Lörcher tarafından hazırlanan bir nazım planına göre meydan yeniden düzenlenmiştir. Bu dönemde meydana
“Hâkimiyet-i Milliye Meydanı” adı verilmiş, ardından 1927 yılında Avusturyalı heykeltıraş Heinrich Krippel’in Zafer Anıtı’nın meydana yerleştirilmesiyle “Millet Meydanı”
adını almıştır. 1928’deki Harf Devrimi sonrasında ise meydanın adı Türkçeleştirilerek “Ulus Meydanı” olarak değiştirilmiştir.
Ulus Meydanı, Cumhuriyet’in ilk yıllarında milli bayramların ve resmî törenlerin düzenlendiği ana mekân olmuştur. Ayrıca, Atatürk’ün heykeli de 1940’lı yıllarda
meydana taşınmıştır. Osmanlının son dönemlerinde meydanın karşısında önce Millet Bahçesi, 1980 yılında 100. Yıl Çarşısı inşa edilmiştir.
Dar-ül Muallimin binası, 1901 yılında Osmanlı döneminde inşa edilmiş bir taş ve tuğla örme binaydı. Cumhuriyet döneminde bir süre Maarif Vekâleti olarak
kullanıldıktan sonra 1947 yangınında yok olmuştur. Günümüzde ise yerinde 1954-1961 yılları arasında inşa edilen Ulus İşhanı bulunmaktadır. Bu binanın inşaatı
sırasında Roma dönemi kalıntılarına rastlanmıştır ve bu kalıntılar, dönemin yönetim binasının bir bölümü olan hamam kalıntıları olarak düşünülmektedir. Şu anda
Ulus İşhanı ve Spor Genel Müdürlüğü binasının ön kısmına denk gelmektedir.
Ulus İşhanı ise 1950’lerde Ankara’da artan yeni ticari büro ve alışveriş mekânı ihtiyacını karşılamak amacıyla inşa edilmiş bir binadır. Bu bina, şehrin tarihi
dokusuyla uyumlu olmayıp Ankara Kalesi’nin görüntüsünü kapatmıştır. Fakat Zafer Anıtı’nın bulunduğu meydana bir fon oluşturarak anıta görsel bir çekicilik
katmıştır. İki avlu etrafında yer alan bu bina, Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü tarafından 1952 yılında düzenlenen bir yarışma sonucunda tasarlanmıştır. Birincilik
ödülünü, Orhan Bolak, Orhan Bozkurt ve Gazanfer Beken’in projesi almıştır. Bu Purist Constructivist mimari akımında olan binanın inşaatına 1955 yılında başlanmış
ve inşaat süreci Emek İnşaat ile Dykerhoff und Widmann adlı Alman şirketi tarafından yürütülmüş, 1963 yılında Zafer Anıtı’nın meydandaki şimdiki yerine taşınmasıyla
tamamlanmıştır.