Osmanlı İmparatorluğu’nda 16. yüzyıldan itibaren kentlerde saat kulelerinin görülmeye başladığı, yaygınlaşmalarının ise 19. yüzyılla birlikte olduğu bilinmektedir.
II. Abdülhamid’in (1876-1909) Osmanlı tahtına çıkışının 25. yıldönümünde bu konuda yoğun bir program başlattığı ve şehirlerin valilerine ferman göndererek
saat kuleleri yapılmasını istediği bilinmektedir. Bu nedenle Anadolu şehirlerinde II. Abdülhamid döneminde yapılmış çok sayıda saat kulesi bulunmaktadır.
Bu kulelerden biri de Ankara’da kalenin Hisar Kapısı girişindedir. Hisar Kapısı’nın sol tarafındaki burç üzerinde yükselen saat kulesi, Anadolu’da diğer şehirlerde bulunanlarla
kıyaslandığında sade ve gösterişsiz bir yapıdır. Dokuz metre yüksekliği olan kule sekizgen planlıdır. Kagir olan yapının üzeri badanalıdır. Üst tarafında çanının bulunduğu bölümde
her cephede pencere şeklinde yuvarlak kemerli birer açıklığı vardır. Alt tarafında da pencereleri bulunmaktadır. Geniş saçakları ile dikkati çeken yapının üzeri kiremit örtülüdür.
Kulenin üzerinde güney yöne bakan bir tane saat kadranı bulunmaktadır. Kulenin giriş kapısı Kuzey taraftadır. Girişin üzerinde Osmanlıca kitabesi yer almaktadır.
Kitabesinde, 1885 yılında belediye namına Sırrı Paşanın himmeti, Hacı Süleyman Efendi’nin nezaretiyle yaptırıldığı yazmaktadır. Sırrı Paşa, Abidin Paşa’dan önceki Ankara
Valisidir. Ankara saat kulesinin dövme çanı 1 metre çapındadır ve üzerinde, Louis Edel tarafından Strazburg’da 1884 yılında yapıldığını belirten bir plaka yer almaktadır. Eski
Ankaralılar, saatin zili vurduğunda sesinin Etlik’ten, Çankaya bağlarından duyulduğunu söylerler. Bir süre bakımsız durumda olan saat kulesi, günümüzde restore edilmiştir.
Kaynakça: Yavuz İşçen, Ankara Kalesi Gezi Rehberi, 2017